İçeriğe atla

Kıyıdaki Elmaya Bir Ses

Boyut

ey canımın güftesi, eylülün ikinci haftasıydı o sıra

bana gülümseyerek getirdiğin bir bardak suydu o sıra


hatırla denize hiç bakmadık çünkü kıyısındaydık

bir elma kendi kendine büyür dururdu o sıra


bir kıyı ikindisiyle bir elma öyle kendiliğinden

büyürler bir öfkenin ya da bir dağın yanısıra


bir kıyının beslerliği bir elmadan ayrılmaz gibi ama

elma soğuk bir kış akşamında bile yenir ısıra ısıra


bir öfkeyi diriler durmadan elma, ovadan gelir

elbet küfelerle sandıklarla hüzünlerle ardısıra


ey geçmişten gelen konuk, sonsuz düğmelerimi tut

yerlerini yadırgayan sonsuz iliklerin adına


ey canımın güftesi, denize hiç bakmadık, hatırla

tek pencereli bir odada elma yedik ısıra ısıra


elmanın topraktan süzdüğü, gemilerin denizlerde gezdiği

bir tatildi, bir geçiştirmeydi, yalnızlıktı bir kusura


neydi, ne doğruydu, nerden vardık yakışmıyor konuşmak bize

öyle barışlar okuyup yalnızlığı yaşamak kara kara


ey canımın güftesi, ey penceresi bütün sıkıntılarımızın

bizim babalarımız neden ölürlerdi hatırla sıra sıra


bu söylediğim iyi bir şarkıdır elle bile hatırlanır

yani şu, ateş ve deniz buluşurlar bir limanda arasıra


yani şu, elma yenir ve balık durmaz kaçar

ama yenilmezler artık buluştukları sıra