İçeriğe atla

Hızırla Kırk Saat

Boyut

40.

Konuşacak Mehdi

Geldi derleniş günü

Derleniş toparlanış vakti

Artık her gün her gece

Bir kadir günü ve gecesi

Kuran iniyor dağlardan tepelerden

Yağmue onun yedeğinde

Horazlar en keskin sesleriyle ötmede

Koyunlar ışıldıyor yünlerinde

Yeni ve keskin bir bilgelik keçilerde

Doğudan batıya bir şimşek atlardan

Heyamolalarla inip çıkan

Bir eleğimsağma develerden

Kadınlar örtünürler Meryem örtülerini

Bacalar yeniden tüter

Odunların en sertınin yanışından

Bırakarak gökyüzünde bir ocak sisi

Dağlarda bir başka çoşkunluk çağlıyor

Menekşede çiğde kekikte ses var

Bir vahiy uğultusu arılarda

Karıncalarda hikmet suskunluğu

Barışı ve çalışkanlığı sağduyunun

Derleniş toparlanış diriliş saati

Geldi

Yükseldi bir ağartı müslüman ufuklardan

Müslüman mevsim ve iklimlerden

Kelimeler sıçradı yıllarca beklemişlerdi taşlarda

Bir başkalaşım oldu yazılarda

Seslerin durduğu yerde

Gizlice süren bir ayet sonu yumuşaklığı

Duruşlar bir süreden inmişcesine ağırbaşlı

Davranışlar ölçülü tartılı

Büyük dönüş başlamadan önce

Kendini bırak evrenin koştuğu o Bütüne

Bir kanat çırpmasıyla karıştığı Varlığa

Düzeltip dünyayı yeniden

Toplumu dirilten insanı erdiren

Şeytanı bir duvar ucunda sıkıştıran

Dam saçaklarında koğalayıp

Eski sınırına iten

Kentlere mutluluğu

Bir ikindi anıtı gibi getiren

Her eve mermer dağıtan

Şelale paylaştıran

Kan kanalı uzatan

Engebeli bir gebelikte

Yatağından korkan kadınlara


Süt verin süt verin çocuklara

Alarak nar incir gibi yemişlerden

Şit evi sığnağı zeytinlerden

Meryemin dayanağı hurmadan

Tükenin var olan varlığıyla Varlığın

Ki göreceksiniz kesin kesin

Yüzünüzü nereye çevirirseniz çevirin

O'dur var olan var eden

Biçim veren değiştiren

Dağıtan toplayan

Hiç olmamışa çeviren

Bir çırpıda gelip

Geçmişe döndüren zamanı

Sesi seslendiren yeri yerlendiren

Sonra açıp yeli yürüyen bir kabir gibi

İçine yeri yerleştiren gömen

Bir kan pıhtısından meniden

Bir insan türeten

Sonra onu büyüten

Sözüne kulak yapan ağız yapan

İşine onda bir yetenek özü mayalandıran

İnanış veren sabır veren

Kur'an'a da şeytana da

Eş yapan yoldaş yapan sırasında

Bir örtü gibi birden açan dünyayı

Sonra birden toplayan ortalığı

En büyük kolleksiyon sahibi

Kafataslarından kemiklerden

Güneşten aydan yıldızlardan

Cennet ve cehennemlerin

Kaybolduğu doğduğu girdabından

Her çağ bir başka ses

Duyulan mızrabından

Doğmamış ve ölmeyen

Gelmemiş ve gitmeyen

sEZAi kARAKOç

Artık her gün her gece

Bir kadir günü ve gecesi

Kur'an iniyor dağlardan tepelerden

Yağmur onun yedeğinde

Horazlar en keskin sesleriyle ötmede

Koyunlar ışıldıyor yünlerinde

Yeni ve keskin bir bilgelik keçilerde

Doğudan batıya bir şimşek atlardan

Heyamolalarla inip çıkan

Bir eleğimsağma develerden

Kadınlar örtünürler Meryem örtülerini

Bacalar yeniden tüter

Odunların en sertınin yanışından

Bırakarak gökyüzünde bir ocak sisi

Dağlarda bir başka çoşkunluk çağlıyor

Menekşede çiğde kekikte ses var

Bir vahiy uğultusu arılarda

Karıncalarda hikmet suskunluğu

Barışı ve çalışkanlığı sağduyunun

Derleniş toparlanış diriliş saati

Geldi

Yükseldi bir ağartı müslüman ufuklardan

Müslüman mevsim ve iklimlerden

Kelimeler sıçradı yıllarca beklemişlerdi taşlarda

Bir başkalaşım oldu yazılarda

Seslerin durduğu yerde

Gizlice süren bir ayet sonu yumuşaklığı

Duruşlar bir süreden inmişcesine ağırbaşlı

Davranışlar ölçülü tartılı

Büyük dönüş başlamadan önce

Kendini bırak evrenin koştuğu o Bütüne

Bir kanat çırpmasıyla karıştığı Varlığa

Düzeltip dünyayı yeniden

Toplumu dirilten insanı erdiren

Şeytanı bir duvar ucunda sıkıştıran

Dam saçaklarında koğalayıp

Eski sınırına iten

Kentlere mutluluğu

Bir ikindi anıtı gibi getiren

Her eve mermer dağıtan

Şelale paylaştıran

Kan kanalı uzatan

Engebeli bir gebelikte

Yatağından korkan kadınlara


Süt verin süt verin çocuklara

Alarak nar incir gibi yemişlerden

Şit evi sığnağı zeytinlerden

Meryemin dayanağı hurmadan

Tükenin var olan varlığıyla Varlığın

Ki göreceksiniz kesin kesin

Yüzünüzü nereye çevirirseniz çevirin

O'dur var olan var eden

Biçim veren değiştiren

Dağıtan toplayan

Hiç olmamışa çeviren

Bir çırpıda gelip

Geçmişe döndüren zamanı

Sesi seslendiren yeri yerlendiren

Sonra açıp yeli yürüyen bir kabir gibi

İçine yeri yerleştiren gömen

Bir kan pıhtısından meniden

Bir insan türeten

Sonra onu büyüten

Sözüne kulak yapan ağız yapan

İşine onda bir yetenek özü mayalandıran

İnanış veren sabır veren

Kur'an'a da şeytana da

Eş yapan yoldaş yapan sırasında

Bir örtü gibi birden açan dünyayı

Sonra birden toplayan ortalığı

En büyük kolleksiyon sahibi

Kafataslarından kemiklerden

Güneşten aydan yıldızlardan

Cennet ve cehennemlerin

Kaybolduğu doğduğu girdabından

Her çağ bir başka ses

Duyulan mızrabından

Doğmamış ve ölmeyen

Gelmemiş ve gitmeyen