İçeriğe atla

Edelim Nazmile Hoş Bir Nasihat

Boyut

Edelim nazmile hoş bir nasihat

Dinlesin talib-i destan olanlar

Şayet verdi nutkum cahile sıklet

Kadrim bilir ehl-i irfan olanlar


Meylini vermişsin kesb ile kare

Zikirden fikirden olup avare

Bulursun ey miskin ölüme çare

Bulmadı âlemde Lokman olanlar


Kimsenin kimseye yoktur sayesi

Sütlere karıştı cehlin mayesi

Tilkiye verildi aslan payesi

Tilki payesinde aslan olanlar


Bütün cihan tuttu şimdi efkâre

Küçükten büyüğe yoktur mudare

Hizmet gördürürler pir ihtiyare

Üç beş yaşındaki sübyan olanlar


Niçin garip oldu hükm-i şeriat

Kadının müftünün yediği rüşvet

İçkide zinada cahile nevbet

Vermiyor hafız-ı Kuran olanlar


Mağrip dediğimiz şark olur bir gün

Mümin münafık fark olur bir gün

Cennet libasına gark olur bir gün

Hak için sinesi üryan olanlar


Kim ne işler ise kendisi biler

Her âdem bir türlü sevdaya yiler

Dünyada ağlayan ahrette güler

Ruz ü şeb Hak için giryan olanlar


Fark etmez dediğin asla din iman

Anınçün bilemez yahşiyle yaman

Haraç korkusundan olmuş Müslüman

Bir alay nimet-i küfran olanlar


Cellad-ı ecelden yemişler satır

Kimi tellak imiş kimisi natır

Kara toprak içre gark olmuş yatır

Kimi veli kimi sultan olanlar


Hiç kimse kimsenin gayretin gütmez

Anınçün Hak sözün tutup işitmez

Meyhaneye gider camiye gitmez

Kadısı müftüsü şeytan olanlar


Dinleyene sivrisinek saz olur

Anlamaza davul zurna az olur

Sureta insanlar hilebaz olur

Böyledir manası hayvan olanlar


Görmüş yok cihanda cahilden vefa

Vefa umup etme kendine cefa

Olur mu insana zehirden şifa

Fikretsin gönülden ihvan olanlar


Sultan isen koyma boynunda vebal

Her işin sonunda var elbet zeval

Bir mezaristana git eyle sual

Kimdir o hâk ile yeksan olanlar


Küçük lokma ile dolmaz avurdu

Ne yaman insanı kastı kavurdu

Cihanın külünü göğe savurdu

Geçti sadarete hayvan olanlar


Bizleri bu ateş haşredek yakar

Sanma şimdi sular engine akar

Borcunu zannetme gırtlağa çıkar

Ecelden kalbine ferman olanlar


Alırsın rengini yeşilli morlu

İlletin yok iken olursun çorlu

Kılıç vuran düşman olursa zorlu

Kurtulmaz sahib-i kalkan olanlar


Herkes belasını azdı da buldu

İnsanda evvelki sadakat n'oldu

Eski sarayları beğenmez oldu

Yere sığmaz oldu sultan olanlar


Çarh-ı felek daim dönüp övünmez

Dönerse de dahi eyliğe dönmez

Yedi derya suyu dökülse sönmez

Bu zulmün nârından suzan olanlar


Seyranî kâmiller ta'nın eylesin

Cahiller nutkun zemmin söylesin

Bundan âlâ destan yapıp neylesin

Şairlikte merd-i meydan olanlar