İçeriğe atla

Tâ Kalû Belâdan Sevdik Seviştik

Boyut

Tâ Kalû belâdan sevdik seviştik

Ezel bizim ile yârdır mahabbet

Mahabbet eyleyüb birliğe yettik

Cesedin içinde birdir mahabbet


Can canâ mahabbet verse erkândır

Zirâ mahabbetin arzucândır

Kırklar makâmına varsa civândır

Rızânın yurdunda birdir mahabbet


Mahabbettir yerin göğün direği

Mahabbet edenin yanar çırağı

Âşıkın Beytullâh ma’şuk durağı

Hakk nazar ettiği yerdir mahabbet


Bizim yerde bahar olur kış olmaz

Öter bülbülleri dilleri durmaz

Kokusu kesilmez rengi de solmaz

Necef bağı gül’izârdır mahabbet


Gel beri gel beri amân edersin

Gelme hakkın değil îmân edersin

Sırrın tercemâna beyân edersin

Zirâ halk içinde sırdır mahabbet


Mahabbet edenler kısmetin alur

Arar bir derd ehlin dermânın bulur

Serçeşme Muhammed Ali’den gelür

Tükenmez dalgası göldür mahabbet


Mahabbetttir Lâilahe illâllah

Mahabbettir Muhammed Resûlullah

Mahabbettir Aliyyü veliyullâh

Üçü de ma’nâda birdir mahabbet


Hak Muhammed Ali’dir ötesinde

Beytullah içinde Hakk haznesinde

Rızâ yurdunda aşkın deryâsında

Cibrîl’in gördüğü nûrdur mahabbet


Hakîkat kitabın okur Cebrâil

Ma’rifet lokmasın sunan Mîkâil

Cânı Hakk’a teslim eden Azrâil

İsrâfil dilinde surdur mahabbet


Hatâyî bu makâm özge makâmdır

Makâmın mihri On İki İmâm‘dır

Şeyh Safî’nin buyruğunda tamâmdır

Zîrâ can arzûsu Dîdâr mahabbet