İçeriğe atla

Bâbur Şah

Boyut

Sana varmîdi, var mı şimdi de eş?

Göklerde güneşdin; güneşsin, güneş.

Erlik senindi; senin, hâlâ senin.

Haddi mi sennen boy ölçmek kimsenin.

Himalayalar önünde eğildi;

Bir düzlük oldu sanki dağ değildi.

Arslanlar, kurtlar gibi döğüşürdün.

Hindin başna yıldırım düşürdün.

Kılıcın ne çelikden yapılmışdı?!

İstesen mutlak sana tapılmışdı.

**

Kılıc kına konur, kalem çıkardı;

Bilgin denizdi, dalgalar akardı

Yazdığın şiirde pek incelik var...

Rûhunda bir ölçüsüz yücelik var...

Kâh bir şûhsun sevgilini anarsın.

Kâh yurd ateşine düşüb yanarsın.

Kâh Türk erliğini yava yazarsın;

Kalemle düşmana mezar kazarsın.

Ne şâirmişsin? Şîrin sihir bütün.

Sihrine gönlüm esir hâlâ bugün.

**

Cevherin ne cevherden? Ateş mi be?!..

Ne zekâ zekân? Tanrıye eş mi be?!..

Pek çok okudum, görmedim eşini.

Babur! Bitirdin aklımın işini.

Cihan öğer, Türk seninle öğünür;

Bütün zekâlar önünde yüğünür.

Hey.. senin her meziyyet, her yüce şey.

Türk göğünde ey güneş! Ey Babur ey!

Tahtın göğlümde, senin hayânınım.

Âşıkım sana, senin kurbânınım.