İçeriğe atla

Sınıf

Boyut

Bizim kadar Feyzi Hoca da

yaka silkerdi Kadıoğlu'ndan;

kime çekmiş derdi, bu yezit! ..

Öyle ya, iyi adamdı babası,

kapısı açıktı otuz Ramazan

memleketin ileri gelenlerine.

Alikıran, başkesendi sınıfta,

lâfı ağzımıza tıkar

zorla dinletirdi, ineklerinin

kaç kova süt verdiğini,

ve motorlarının Gülcemal'i

nasıl geçtiğini Çaltıburnu'nda.

Ve sen, gözünü budaktan esirgemeyen Halil'im

kıyı kıyı kaçardın Kadıoğlu'ndan

Yemek paydosunda bizden saklı

bir baş soğanı yoldaş ederdin

sacta pişmiş mısır ekmeğine.

Her salı

sergi açardın cami önünde,

tuz satar, yumurta toplardın

Gümrükçü'nün hesabına.

Biz aynı gün hesaplardık hocamızla

şu kadar bin liranın ne getirdiğini,

yüzde beşten şu kadar senede.


Ertesi gün karşımızda kıvırırdın

yarım ekmekle çarşı helvasını.

Benim yumruğuna sıkı Halil'im

çekerdin sineye Kadıoğlu'nun

yakası açılmadık küfürlerini;

tuhaf gelirdi uysallığın,

nerden bilecektim onların çiftliğinde

babanın yanaşma olduğunu.