İçeriğe atla

Oğlum I

Boyut

Ben de düşkündüm oyuna,

Ben de kumları avuçlar

Kazardım tırnaklarımla toprağı,

O zaman da çocuklar oynardı,

Ama benzemiyor bütün oyunlarımız,

Gezdirdim ceplerimde şıkır şıkır

Deniz kokulu tasları,

En güzellerini topladım

Midye kabuklarının.

Saldım bahar rüzgârına

Uçurtmaların en süslüsünü.

Ne kurulunca koşan tramvaylarım vardı,

Ne çekince giden develerim.

Balıklarımızı tanırdım,

Adlarını bilirdim kuşların;

Seçerdim düdüğünden

Limanımıza uğrayan vapurları.

Bilirdim yanık yüzlü kaptanlarımı

Denizkızı’nın Selametçin;

Ben de ayırırdım onlar kadar

Poyrazı karayelden.

Gemiler tanıdım, çift direkli,

Tutmazsa rüzgârı

Açıklarımızda volta vuran gemiler,

Kızardım, limanımızı hiçe sayan

Paketlere Nemselere;

Dalar da silinen dumanlarına

Düşünürdüm uzak limanları,

Uzak limanların çocuklarını.

Senin de var ufak tefek

Kendine göre bildiklerin;

Çeşitli oyuncakların yoksa da

Bir saniye de tren yapacak kadar

Kibrit kutularını,

Tecrüben var benden fazla.

Benden üstünsün kuskusuz,

Sigaradan top,

Kutusundan tank,

Kâğıtlarından uçak yapmada!