İçeriğe atla

Güneşten Uzak

Boyut

Konuklarımız için yıkadık sizin için

Kıyılarımızı bol köpüklü dalgalarla kıştan

Nisan sabahlarının buğusu saçlarınızda

Mavi gözlerinizde sevinç

Telli turnalarla geldiniz


En saydam mavilikleri çektik üstünüze

Toroslar'dan Ağrılar'a kadar

Üzüntülerden arındık sizin için

En güleç yüzümüzle çıktık karşınıza

Papatyalar gibi tekdüze

Erkenden uyardık çiçeklerimizi

Kalkınmamız sizden olacakmış

Başımızın üstünde yeriniz


Izgaralarda lüferler emrinizde

Tabaklarda mayonezli levrekler

Ağız tadıyla yiyemediğimiz

Kirazlar canerikleri çilekler


Bulutun kınalısı denizin mavisi bizde

Yurdumuza bir renk de siz getirdiniz

Esmerler sarışınlar yeşil gözlüler

Hoş geldiniz


Biz bu güneş ülkesinin çocukları

Öfkeyle umutla beslenen

Yaz geldi mi ebegümeci madımak

Kar yağdı mı dağda bayırda

Davarımız sığırımızla yarı tok yarı aç

Biz bu güneş ülkesinin çocukları

Kuru emzikle büyüyen gecekondularda

Odsuz ocaksız

Bu mevsimde sevilerden uzak

Yoksun tüm aydınlıklardan

Sabrımızdır geleceğin harcını özleştiren

Bir tuğla bir tuğla daha

Bir avcumuzda kum

Bir avcumuzda kireç

Günler günler boşuna harcanan

Okunmuş bir mektup kirliliğinde

Buruşturulup atılmış günler


Yazısız kâğıtlarca anlamlı

Alyuvarlarla beslenen özlem

Kum kireç ölçek ölçek zaman


Biz bu güneş ülkesinin çocukları

Güneşi konuklara bırakan


Oysa bardaklarda altın yeşili şarap

Marmara'nın midyeleri soframızda

Olgun domatesler taze soğan

Derilerde Afrikalı yanıklığı

Hoşi Ming'li savaş çocuklarıyla birlik

Garcia Lorca'lı kızlarla bir arada


Karşıda Nâzım'ı dalga dalga getiren deniz

Oturup diz dize bir kıyıda

Aynı balık çorbasını kaşıklayabilirdik


Biz bu güneş ülkesinin çocukları

Güneşi bulutların ötesinde bırakan