İçeriğe atla

Diyalog

Boyut

Bir gün, bir evde, bir kedi

Vardı.

O gün, bir evde, o kedi

Benden sıcaklığını esirgemedi.


O gün, o evdeki o kedi

Beni bana götürdü getirdi.

Ona şarkılarımı söyledim;

Uyudu, bakıyordum, benimleydi.


Bir ikilem oldu beklenmedik;

Geçmiş günlerin yumaklarını didikledi.

Var mıydı, yok, var gibi

Kucağımdaydı kedi.


Gözlerindeydi gözlerim,

Gözleri gözlerimdeydi.

Ellerimi tırmalıyordu elleri...

Ürperdim, birden içim titredi.


Bir gün, bir evde, bir kedi

Vardı.

O gün, bir evde, o kedi

Beni taa çocukluğumdan aldı.


O gün, o evdeki, o kedi,

Bak-işte, neler olmuş der gibi,

Getirdi beni gençliğime bıraktı.

Anı bahçelerinde üşümek sıcaktı.


Babamın öldüğünde aylardan Hazirandı,

O elli dördündeydi, ben yedi.

Bir ışık söndüğünde yol yandı.

O kedi bunları nasıl da bildi.


Bir gündü, bir evdi, o kedi

Taş attı bütün kuyularıma.

Durup-dururken dikenli uykularıma

Ninniler söyledi.


Bu bir öykü idi;

Ben mi anlattım, o mu dinledi.

Saklamalı mıydı, ya da söylemeli mi;

Ne o ev vardı, ne o gün, ne de o kedi.