İçeriğe atla

Sancağa

Boyut

Ellerde dolaşan bu siyah sancak,

Göklere yükselen bir âh olmasın!

Doğru mu bu kadar ye’se kapılmak,

Korkarım, bu matem günah olmasın!


Milletin kalbinde yer etmez keder;

Asırlar değişir, seneler geçer…

Ne kadar karanlık olsa geceler,

Mümkün mü sonunda sabah olmasın.


Dilerse, her yüzde keder görünsün,

Yıldızlar yerlere düşüp sürünsün…

Dilerse, her taraf ye’se burunsun;

Sade senin yüzün siyah olmasın!


Bir kızıl alevdin gökde bir zaman;

Solardı renginden nuru güneşin.

Şimdi bir dumansın, kara bir duman;

Sinmiş gönüllere sanki ateşin.


Ağlıyor uzaktan bakan rengine,

Diyor: “Matemde mi öz vatanımız? ..”

Biz seni boyarız o kan rengine,

Var damarımızda hâlâ kanımız!


Ey güzel sancağım, solmasın yüzün,

Biz henüz yaşarken ye’se bürünme!

Hicrana takati yok gönlümüzün,

Bu matem yüzüyle bize görünme!


Ey güzel sancağım, o “ay yıldız”m,

Sana tarihinden kaldı hediye,

Üstünden eksilme vatanımızın,

Dalgalan bu “iller benimdir! ” diye.