İçeriğe atla

Günler Geçmiş Buralardan

Boyut

Yokuşu bitirince artık görünecektir

Kırmızı cumbasıyla aşı boyalı evin

Ellerini tutunca bir çocuk gibi sevin

Bir beyaz pırıltılı tepside kahve getir


Konuş gülümseyerek, hatırla, bir an düşün

Fakat ne kadar büyümüş cumbada duran ıtır

Kaybolan günlerinden bulduğum parçalardır

Resimler, bir seccade, gözlerin ve gülüşün


Günler geçmiş buradan sanki bırakmadan iz

Mevsimler arkasında sürüyüp mevsimleri

Bak gene pencerende cami güvercinleri

Odan gene aydınlık, gene ferah ve temiz


Bu acayip çiçekler, hiç bitmeyen bu bahar

Basma perdelerine hangi iklimden gelir?

Yedi veren gül gibi dört mevsim çiçek verir

Pencereye dizdiğin aydınlık sardunyalar


Değecek merdivende ayaklarıma kedin

Gözlerime bakacak beni hatırlar gibi

içimde söylenecek bir lakırdı var gibi

Ve şaşıran sevinci yüzümde saadetin