İçeriğe atla

Derman Aradım Derdime

Boyut

Dermân aradım derdime

Derdim bana dermân imiş

Bürhân aradım aslıma

Aslım bana bürhân imiş


Sağ u solum gözler idim

Dost yüzünü görsem deyû

Ben taşrada arar idim

Ol cân içinde cân imiş


Öyle sanırdım ayrıyam

Dost gayrıdır ben gayrıyam

Benden görüp işiteni

Bildim ki ol cânân imiş


Savm-u salât u hac ile

Sanma ki biter zâhid işin

İnsan-ı kâmil olmağa

Lâzım olan irfân imiş


Kande gelir yolun senin

Ya kande varır menzilin

Nerden gelip gittiğini

Anlamayan hayvân imiş


Mürşid gerektir bildire

Hakk’ı sana hakka’l-yakîn

Mürşîdi olmayanların

Bildikleri gümân imiş


Her mürşîde dil verme

Kim yolunu sarpa uğradır

Mürşîdi kâmil olanın

Gâyet yolu âsân imiş


Anla hemen bir sözdürür

Yokuş değildir düzdürür

Âlem kamu bir yüzdürür

Gören onu hayrân imiş


İşte Niyâzî’nin sözün

Bir nesne örtmez Hak yüzün

Hak’tan âyân bir nesne yok

Gözsüzlere pinhân imiş