İçeriğe atla

Görünmüştür Bana

Boyut

Fazl-ı Yezdan, kâinat olmuş, görünmüştür bana,

Cavidânî mümkinât olmuş, görünmüştür bana,

“Sü vi du” âb-ı hayat olmuş, görünmüştür bana

Hatt-ı menşur, iltifat olmuş, görünmüştür bana

Her sada bir assalât olmuş, görünmüştür bana.


Gönlümün yoktur şeriki ruh u fikrim müstakil,

Bir alev içtim ki ben, ismi şarab-ı Selsebîl

Varlığım bir ateş olmuştur şuurum müzmâhil,

“Sü” ya secde eylerim ben çünkü kıblem bir değil

Cümle eşya mahz-ı zat olmuş, görünmüştür bana.


Aşkımın bir nassıdır gönlümdeki feyz-i cünun

Sarhoşum bezm-i ezelden erganunum Kaf ü Nün

Uğramaz meyhaneme, peymaneme râib u zunûn,

Naz ile ref’-i nikab ettikçe ahkâm-ı su’ün,

Sırr-ı esma beyyinât olmuş, görünmüştür bana.


Vadi-i hayretteyim, umman-ı acze dalmışım,

Ben bu sonsuzlukla serhadd-ı fenada kalmışım.

Fazl-ı Yezdan devletinde fakr ile ün salmışım,

Nağme-i aşk-ı ilahiden işaret almışım,

Her tecelli Muhkemât olmuş, görünmüştür bana.


Cebr ile tatbik eder Neyzen kader ahkâmını,

Hal diliyle söyler eşya cümle-i ifhâmını,

Hırz edindim sakinin son cürâ-i ikramını,

İçtiğim günden beri pîr-i mugânın câmını,

İlm-i sûrî türrehât olmuş, görünmüştür bana.


01.08.1944 Bakırköy Tımarhanesi