İçeriğe atla

Canan'a

Boyut

Sevdalı akşamlar tekin değildir,

Pek dolaşma gönül viranesinde

Gururlu güneşler boyun eğildir,

Şaka yoktur aşkın efsanesinde.


Çok mutlu yıldızlar çıktı çığırdan,

Farkı yoktur âşıkların sağırdan,

Önce dumanlan başlar ağırdan,

Bir cezbeyim aşkın pervanesinde.


İhtimal vermezsin, hem inanmazsın,

Ateşler sarmıştır, sen uyanmazsın.

Mest olduktan sonra artık yanmazsın

Gönlüm gibi hikmet peymanesinde.


Taptığın mihraplar çöker bir anda,

Her şey olmuş bitmiş gibi meydanda

Tutuştu çırağlar, sevda devranda

Yanıyorum sazın teranesinde.


Bir serseriyim ki dur aman bilmem,

Kalbinden başka bir mekân bilmem,

Gökkandil olmuşum, asuman bilmem

Bu mavi gözlerin meyhanesinde.


Karanlık zülfünü bir görmek için,

Göz kanat oldum cin melek için,

Bana yeter artar buselik için


Hatıra telleri dil şânesinde.

Gönül rebabında olamaz düzen,

Aşkım bu yıldızı yüzünden süzen,

Buluşuruz yarın geceye Neyzen

Cananın kalbinde, gam lânesinde.


İstanbul, 1334