İçeriğe atla

Heddeden Geçmiş Nezaket

Boyut

Haddeden geçmiş nezâket yâl ü bâl olmuş sana

Mey süzülmüş şîşeden ruhsar-ı âl olmuş sana


Bûy-i gül taktîr olunmuş nâzın işlenmiş ucu

Biri olmuş hoy birisi dest-mâl olmuş sana


Sihr ü efsûn ile dolmuşdur derûnun ey kalem

Zülfü Hârut’un demek mümkin ki nâl olmuş sana


Şöyle gird olmuş Firengistân birikmiş bir yere

Sonra gelmiş gûşe-i ebrûda hâl olmuş sana


Ol büt-i tersâ sana mey nûş eder misin demiş

El-amân ey dil ne müşkil-ter suâl olmuş sana


Sen ne câmın mestisin âyâ kimin hayrânısın

Kendin aldırdın gönül n’oldun ne hal olmuş sana


Leblerin mecrûh olur dendân-ı sîn-i bûseden

Lâ’lin öptürmek bu hâletle muhâl olmuş sana


Yok bu şehr içre senin vasfettiğin dilber Nedîm

Bir perî-sûret görünmüş bir hayâl olmuş sana