İçeriğe atla

Piraye İçin Yazılmış 21-22 Şiirleri

Boyut

22 Eylül 1945


Kitap okurum:

içinde sen varsın,

şarkı dinlerim:

içinde sen.

Oturdum ekmeğimi yerim:

karşımda sen oturursun,

çalışırım:

karşımda sen.

Sen ki, her yerde "hâzırı nâzır"ımsın,

konuşamayız seninle,

duyamayız sesini birbirimizin:

sen benim sekiz yıldır dul karımsın...


23 Eylül 1945


O şimdi ne yapıyor

şu anda, şimdi, şimdi?

Evde mi, sokakta mı,

çalışıyor mu, uzanmış mı, ayakta mı?

Kolunu kaldırmış olabilir,

- hey gülüm,

beyaz, kalın bileğini nasıl da çırçıplak eder bu hareketi...


O şimdi ne yapıyor,

şu anda, şimdi, şimdi?

Belki dizinde bir kedi yavrusu var,

okşuyor.

Belki de yürüyordur, adımını atmak üzredir,

- her kara günümde onu bana tıpış tıpış getiren

sevgili, canımın içi ayaklar!..

Ve ne düşünüyor

beni mi?

Yoksa

ne bileyim

fasulyanın neden bir türlü pişmediğini mi?

Yahut, insanların çoğunun

neden böyle bedbaht olduğunu mu?


O şimdi ne düşünüyor,

şu anda, şimdi, şimdi?..


24 Eylül 1945


En güzel deniz:

henüz gidilmemiş olandır.

En güzel çocuk:

henüz büyümedi.

En güzel günlerimiz:

henüz yaşamadıklarımız.

Ve sana söylemek istediğim en güzel söz:

henüz söylememiş olduğum sözdür...


30 Eylül 1945


Seni düşünmek güzel şey

ümitli şey

dünyanın en güzel sesinden en güzel

şarkıyı dinlemek gibi bir şey.

Fakat artık ümit yetmiyor bana,

ben artık şarkı dinlemek değil

şarkı söylemek istiyorum...


1 Ekim 1945


Dağın üstünde:

akşam güneşiyle yüklü olan bir bulut var

dağın üstünde.

Bugün de:

sensiz, yani yarı yarıya dünyasız geçti

bugün de.

Birazdan açar

kırmızı kırmızı:

gecesefeları birazdan açar kırmızı kırmızı.

Taşır havamızda sessiz, cesur kanatlar

vatandan ayrılığa benzeyen ayrılığımızı...


6 Ekim 1945


Bulutlar geçiyor: haberlerle yüklü, ağır.

Buruşuyor hâlâ gelmeyen mektup avucumda.

Yürek kirpiklerin ucunda uzayıp giden toprak uğurlanır.

Benim bağırasım gelir: -"Pîrâye, Pîrâye!.." diye