İçeriğe atla

İki Sevda

Boyut

Bir gönülde iki sevda olamaz

yalan

olabilir.

Şehrinde soğuk yağmurların

gece otel odasında sırtüstü yatıyorum

gözlerim tavana dikili

bulutlar geçiyor tavandan

ıslak asfaltı geçen kamyonlar gibi ağır

ve sağda uzakta

ak bir yapı

yüz katlı belki

tepesinde altın iğne parlıyor.

Bulutlar geçiyor tavandan

karpuz kayıkları gibi güneş yüklü bulutlar

Oturmuşum cumbaya

yüzüme suların ışığı düşüyor

bir ırmak kıyısında mıyım

bir deniz kıyısında mı?

O tepsideki ne

o güllü tepsideki

yer çileği mi kara dut mu?

Fulya tarlasında mıyım

karlı kayın ormanın da mı?

Gülüp ağlıyor sevdiğim kadınlar

iki dilde


Dostlar nasıl bir araya geldiniz?

Birbirinizi tanımazsınız.

nerde bekliyorsunuz beni?

Beyazıt' ta Çınarlı Kahve' de mi Gorki parkında mı?

Şehrinde soğuk yağmurların

gece otel odasında sırtüstü yatıyorum

gözlerim yanıyor gözlerim alabildiğine açık

bir hava çalındı

armonikle başladı utla bitti.

İçimde sarmaş dolaş karmakarışıktı

büyük uzak iki şehrin hasreti.


Fırlamak yataktan koşmak altında yağmurun

istasyona koşmak

---- Sür kardeşim Makinist

götür beni oraya.

--- Nereye?