İçeriğe atla

Hırraname

Boyut

Kedimin her gece böbrekle dolardı sepeti

Yok idi Ni'metinin râhatının hiç adedi

Çeşmi şehlâ nigehi fârik iken nik ü bedi

Sardı etrafını bin dürlü adular

Kedimi gaflet ile fare-i idbâr yedi

Buna yandı yüreğim âh kedi vâh kedi


Keyfi gelse bıyığın oynatarak mırlar iken

Kızdırırsan yüzüne atlayarak hırlar iken

Kuyruğu geçse ele dırlanarak hırlar iken

Sofrada her kedinin def'ini hazırlar iken

Kedimi gaflet ile fare-i idbâr yedi

Buna yandı yüreğim âh kedi vâh kedi


Keseyi kapsa dökerdi yere hep pâreleri

Ciğere işler idi tırnağının yâreleri

Koşturur oynar idi kukla gibi fareleri

Deliğe sokmaz idi bir gün o âvâreleri

Kedimi gaflet ile fare-i idbâr yedi

Buna yandı yüreğim âh kedi vâh kedi


Ürperir tüyleri bir kerre deyince mırnav

Korkudan başlar idi lerzişe bakkal ile manav

Saldırırdı âdeme bulmaz ise başka bir av

Yüzünü görse köpekler diyemezken hav hav

Kedimi gaflet ile fare-i idbâr yedi

Buna yandı yüreğim âh kedi vâh kedi


Sokulunca yatağa kovmak ile gitmez idi

Okşamakla tokadı tekmeyi farketmez idi

Yiyecek görse gözü mırlaması bitmez idi

Kedimi gaflet ile fare-i idbâr yedi

Buna yandı yüreğim âh kedi vâh kedi