İçeriğe atla

Susmak Bir Cüsse İşi

Boyut

Anladım ki susmak bir cüsse işi…

Derin denizlerin işi…

Serin sular en hafif rüzgârları bile coşturabiliyor

Derin denizleri ise ancak derin sevdalar…


Derin denizlerin sükutu büyüler beni

İçimi bir heybet hissi kaplar

Benliğimi hasret duyguları istila eder

Kalbim ürperlerle dolar

Dalgalı denizler, durgun mavi denizler kadar heybetli gelmez bana

Göklerin suskunlugu da öyle

Gök gürlemeleri, mavi derinliklerin heybetini siler diye düşünmüşümdür hep

Sükut her zaman daha manalı, daha derindir


Kalbe sözden çok sükuttan manalar akar

İnsan evrendeki sükutu anlayabilseydi, kim bilir belki de söz olmayacaktı

İnsanlar sükutun dilinden anlayacak, derin ve manalı bakışlarla konusacaklardı

Ve ses, sükutun heybetini bozamayacaktı

Konuştuğum zamanlar hep acze düşmüşümdür de ondan kelama sarılmışımdır

Evrendeki her varlıkta sükutu bir süs, bir hikmet olarak algılamışımdır

Sözü ise ancak bir zaruret


Hep derin denizler kadar heybetli bir sükut dinledim ondan

Sanki durgun ve derin bir ummanın kıyısına varmıştım

Derinliklerinde gönül ve hikmet incilerinin gülümsediği bir deniz bulmuştum

Hayatın hiç bir kasırgası, hadiselerin hiç bir fırtınası onu dalgalandıramıyordu

O denize imrendiğim an, gözlerim şu mısralara takılmıştı:


Gittim, gittim, denizin sınır yerine vardım

Halin bana da geçsin! diye ona yalvardım

Bir çılgın vesvesede içim didiklense de,

Olaydım o cüssede, O’nun gibi susardım


Gercekten de öyle olmustu Sonsuza götüren bir denizin kıyısına varmıştım

O zaman anladım ki, susmak bir cüsse işi Derin denizlerin işi

Sığ suları en hafif rüzgarlar bile coşturabiliyor

Derin denizleri ise ancak derin sevdalar

Anladım ki, derin ve esrarengiz olan her sey susuyor

Anladım ki susan her şey derin ve heybetli…