İçeriğe atla

Ne Varsa Harap Bir Kalpde Var

Boyut

Gönlün varsa gönül kabesini tavaf et. Anlam kabesi, gönüldür; ne

diye toprak sanıyorsun onu?


Tanrı, sılret Kabe'sini tavaf etmeyi, onun vasıtasiyle bir gönül ele

alasın diye buyurmuştur.


Bir gönül incittin mi bin kez yaya gitsen de Kabe'yi tavafetsen

Tanrı kabul etmez.


Malını-mülkünü ver de bir gönül al; al da o gönül, mezarda, o

kapkara gecede ışık versin sana.


Tanrı kapısına binlerce altın torbası götürsen Tanrı, bize birşey

getireceksen gönül getir der.


Çünkü der, altın, gümüş, kapımızda hiçbir şey değildir; bizi

istiyorsan istediğimiz gönüldür bizim.


Senin, bir saman çöpü kadar değer, vermediğin yıkık gönül, Arş'tan

da üstündür, Kürsi'den de, Levh'ten de, Kalem'den de.


Hor bile olsa gönülü hor tutma, o horluğuyla gene de pek üstünler

üstünüdür gönül.


Yıkık gönül, Tanrı'nın baktığı varlıktır; onu yapan can, ne de

kutludur.


Kırılmış, iki yüz parça olmuş gönülü yapmak, Tanrı'ya hactan da

yeğdir, umreden de.


Tanrı defineleri, yıkık gönüldedir. Yıkık yerlerde pek çok defineler

gömülüdür.


Kul gibi, köle gibi gönüllere hizmet için kemer kuşan da sırlar

yolu, yiliüne açılsın.


Sana kutluluk gerekse, devlet istiyorsan, gönüller almaya, ululuğu

bırakmaya bak.


Gönüllerin yardımı seninle atbaşı beraber giderse kalbinden hikmet

kaynakları akar.


Dilinden sel gibi Ab-ı hayat akar; soluğun, Mesih'in soluğu gibi

hastalıklara ililç olur.


İki dünya da bir gönülceğiz için var olmuştur; okuyanın

dudağından çıkan "Sen olmasaydın" hadisini duy.


Yoksa varlığın, mekanın, güneşin, Ay'ın, yerin, şu gökkubbenin

Vücudu nerden olacaktı?


Sus, her kılında iki yüz dil olsa da söylesen, gönül, gene de anlatışa

sığmaz.