İçeriğe atla

Olağanüstüler

Boyut

Gelip düşte onu muştuladılar

En ulu insana yüklüsün diye


Yıkılan burçların sönen ateşin

Kuruyan Save’nin haberci dili


Yıldızlar billurdan avize gibi

Bir ev nur merkezi geldiğin gece


Vakti yenileyen sen ey hoş geldin

İbrahim duası İsa müjdesi


Başında bir gölge altın çocuğun

Onu korumanın dipsiz imgesi


Alınıp oyundan nurdan neşterle

Ayıklar içini bir melek doktor


Sütanne evine dolan bereket

Seven bir çehreye gülücüğündür


Anaya babaya yük olmamanın

Anıtını diktin ey büyük yetim


Çorak vadiler doyar yağmura

Elinden tutulup yalvarılınca


Bir emin çobanlık dağda ve çölde

Devlet yönetimi hazırlığındır


En büyük kadının seçtiği olmak

En büyük erliğin hediyesidir


Çöller bir hayattır mağara fikir

Rüyalar gerçeğin kesin haberi


İnsanlar çevrende bir renkli fanus

Yansıtır bitmeyen ışınlarını


En yırtıcı insan en adil olur

Ellerin boş dönmez dilediğinden


Köleler beylerle eşitlenmiştir

Bağlılık yiğitlik aşk yarışında


Dost olmayanlara salar korkuyu

Başında aslanlar ejderler bekçi


Bir çul parçasıyla kestin kavgayı

Oturttun yerine en kutsal taşı


Çağrıya uyarak yarar da yeri

Yürür gelir ağaç işaretinle


Senden güçlüsünü görmedi evren

Yenersin ard arda dev pehlivanı


Yoluna dikenler döken ellerin

Gün gelir görülür hep kuruduğu


Çölleri yel gibi aşan süvari

Atının ayağı gömülür kuma


Ardından düşmanca iz sürenlere

Örümcek ve kuşlar örer engeli


Çağlardan çağlara yürüyen sırrı

Fısıldadın mağra arkadaşına


Güneş geri gelir battığı yerden

Vaktinde yönelsin dost Hakka diye


Felekler seninçin var oldu yine

Geceler boyunca alnın yerdedir


Ay iki bölünür gelir önünde

Onaylar sesiyle ululuğunu


Bir anda çıktığın sonsuz yolculuk

Hayalin meleğin yandığı nokta


Çeşme parmağından içer suyunu

Ölümsüz çağrının savaşçıları


Elin erişince kısır koyundan

Kâseler dolusu sütler süzülür


Ülkeler kapısı bir bir açılır

Kazmalar inince kaya üstüne


Gözlerin uyur da kalbin uyumaz

Sevgili gönlünden çıkmıyor diye