İçeriğe atla

Eğer Sual Eder İsen Sırrımdan

Boyut

Eğer sual eder isen sırrımdan

Cümlemizi var eyledi varından

Hak yarattı Muhammed'i nurundan

Kandilde parlayan nurdan gelürem


Habib'i nurundan yarattı Hüdam

Salavat veririm ruhuna müdam

Cennetten sürüldü dünyay Adem

Rıdvan'ın açtığı şardan gelürem


Cebrail çerağı alır destine

Seyretmeye gider dostun iline

Hayranım şakıyan tuti diline

Resul'un kurduğu yoldan gelürem


Kandilde balkıyan dostun nurudur

Akıl ermez ona,Hakk'ın sırrıdır

Din serveri Muhammed'in nurudur

Cennette açılan gülden gelürem


Havva'dır anamız Adem'dir ata

Hakk'ın hikmetine akıllar yata

Cennetin illeri öteden öte

Hü deyip çalkalanan selden gelürem


Okuyup yazmada çok Hakk'ın ilmi

Okuyup yazmayan ne bilsin ilmi

Tanrı'nın dostudur Musa değil mi

Münacat ettiği Turdan gelürem


Tenimi sorarsan bir kuru tendir

Can onun içinde gevher-i kandır

Bu ilim dersidir,bahr-ı ummandır

Sırrı kal oldukça sırdan gelürem


Sıfatlar dağıla,taşlar atıla

İns ile cins bir araya katıla

İnsan mantar gibi yerden bite

Aslımız topraktır,yerden gelürem


Mansur ile bile dara takıldım

Yusuf ile hem kul olup satıldım

İsa ile Şam'dan göğe çekildim

Musa ile bile Tur'dan gelürem


Kardaşlar böyle tevil düzdüler

Başmağa Ayet-el kürsü yazdılar

Kendi fetvam ile derim yüzdüler

Halep şehri derler şardan gelürem


Mahkemede sual sordu kadılar

Kitapların orta yere koydular

Sen bu ilmi nerden aldın dediler

Üstadımdan aldım,Pir'den gelürem


Nesimi'yim ikrarımdan belliyim

Gerçek erenlerin kemter kuluyum

Cennet bahçesinin gonce gülütüm

Münkir münafıka hardan gelürem