İçeriğe atla

Sevgilime İftira

Boyut

Dudaklarından kalkarken boynun kurcalar beni

bir yanımı kara çıbanlara saldılar,ıslak

bir yanım hiç ayrılmamıştır,gümeçlerde saklıdır

ondan ki nefret içinde omzunu okşuyorum

ama bana şimdi gerçekten zor gelen şey

bir grevin çocuklara kazınmış izlerini hatırlamak

sözlerimi etime bastırıyorum

içimde çalılıkları yaran bir postalın tortusu

benim bu sası karanlığa zorla,zorlayarak

tutuşmuş bir gül sıkıştırmak boynumun borcu

yeter ki

sağlam senetler verilmiş sanılırken aşkı karartmak için

sen bir daha beni saçlarınla sıyır

ağdalanmış sevincimi hışırdat,bunu yapabilirsin

çünkü bütün bankalar,silah fabrikaları

her gün bacaklarımıza sırnaşan kara köpük

senin sessiz gururunda homurdanan tufanı

hesabetmiş değil

bilmemişler hıncımın yaban otlar suladığını

çalakalem sevebilmek elimden gelmiyor

belki evet

onların mühürlerini kımıldatan barut dumanlarını

solumaktan biraz çopurlanmıştır sesim

senin göğsünü ağartırken yıpranılacak elbet

bakışlar tozlanacak dolukmuş sofalardan

ezikliğin şehveti yayılınca

taptaze yaşlanmayı da öğrenmem gerekecek

iştedir yalanı seyreltiyor uykusuzluklar

aklımın köşesinden atlılar geçiyor

değil mi ki beni şımartan gökyüzüdür

ve ben o tanyerlerinin sulbünden gelmekteyim

hiç bir dostumu kalebent saymam parmaklıkların ardında

kan değildir dostlarımın çakrışına bulaşan

kan değil,mürekkep lekesi ben bilirim

çünkü birgün gerçekten kan aktığında

ölüm çiçeklerin yırtıcı dülgerliği sanılacaktır

karaysam şimdi öfkenin payı vardır karanlığımda

aşktandır titrediğim eğer ki titriyorsam

sözlerim öcalan ağza misvak,iyice anlaşılsın

bu dağlanmış toprağa süzülen ayaklarımdan

keşke kan olsa

o zaman

senin çardağına çıkarken

karıştırırken şarapla kendimi sana

varsın gün geçtikçe herşeyde biraz kahır

biraz bakır çalığı olsun lokmamızda

bana soru sor artık

beni kurtarma,konuştur

beni yaz geceleri patlayan sağnaklara bağışla.