İçeriğe atla

Faciayı Yazmasaydım Yaza Yazık Olurdu

Boyut

Beri bak ben o zamanlar genç idim tek başıma çılgınca

Neler yaptım bilir misin etrafımda başka gençler bulamayınca

İt resmini kartonun bir yüzüne özene bezene yaptım

Öte yüzüne çiziverdim geniş bir kafes

Don lastiği takıp noktasız suratla

Dondurtduğum zaman kartonu

Noktalarını koyup sür’atle

Döndürtdüğüm zaman kart-önü

Kafese girmiş görünüyordu it

Etmiyordu ihtiva karbondioksit

Benim dışa verdiğim nefes

Nasıl Abdullah Yüce idiyse

Ve idiyse Hamiyet Yüceses

Vitrinde güllü lokum

Yeminler olsun tokum.


Serde gençlik beni bağlar sanmayındı hoppacılık şartına

Ah, bulaydım, bir olaydı diri bir kız beni görüp örtüne


Yakam dar parça pörçüktür paçam yenlerim ucucuna yetişir

Saçlarım dökülmediğinden olsa gerek ki tarağım şimşir


İyi de neden kazara senin cebinden çıkıveriyor benim tarak

Ki senin ensene kadar alnın açık istikbalin benden parlak


Okuyup yazabilirdin madem bu mührü bana neden kazıttın

Haklamak varken Calut’u ilk fırsatta mahremiyle azıttın


Löksün rafa senin gibilerini kaldırmak pek ağır masraf ister

Satsan seni kim alır deppoda çok yer kaplar senin gibiler


Bir benim bulduğum çare sana bol bol gol atmak

Ha bir karış ha bir milim girmiş mi sen ona bak


Kısa yolu elden ayaktan düşmeden tarif etsem mollaya

Veriversem Coni’ye ders öyle Monreo James belleye


Ey yârenler unutmayın benim çağım kehribarî çağ idi

İki kusurluca gözüm sağa sola bakmaktandır seğridi


Biri bari deseydi ya bu seğrime zelzeleye delalet

Biri bari deseydi ya çok hakkın geçti helal et


Ne gezer iftiranın haddi yok ben mi nadim olayım

Zorluk bilanço tutturmakta harcanmakta kolayım


Konuş konuş ne mümkün ciddiye aldırmak patlangıcı

Siz kozalak dersiniz bizim köylüye sorsan gıcı


Hasılı yetişmem iktiza etti bizzat kendim

Nikâh neden masada kıyılıyor bunu çok merak ettim

Durur muyum balıklama elâlemlik deryalarına daldım

Anahtar deliğine kadar eğildiğimle kaldım

Kalp kaslarım mükemmel çalışırdı

Ruhuma koydun mu karbon kağıdı çıkarırdı yüz nüsha

Karbon kağıdından üçüncü hamura iftira kara leke

Nesini arıtacaktım İspanyol paça giyenlerin

Fikir kazınacak yer mi vardı zihinlerinde

Ben o zamanlar gençtim De Gaulle, Kennedy, İnönü, Bayar sağdılar

Jetli füzeli ihtilâl aşırtmalı yıllardaydık

Tarihe sadeceleyin karışmıştı mancınık

Yadırgılı kalıntıydı altın dişli kadınlar

Domuzlar körfezi işgal ettiği için

Her ihtiyar köpek saygındı ve düşündürücüydü

O günlerde udîler bile düşünürdü

Azdı sayısı kahvesini tahmisçilerden satın alanların

Gençtim tığ gibiydim ne rüzgâr

Kaçın kur’ası ibaresinden kirleniyordu

Ne de bir mavna gocunurdu

Görünen ve görünmeyen

Münasebetli ve münasebetsiz

Yerlerine kına kırmızısı

Türbe yeşili çalınmaktan

Kulaklarımdaki gençlik çınlamasında

Kimin beni andığı ki besbelli

Döş ileri kefel geri bizi sol pezevenkler

Redifi refakatinde yürüttü bizi kumandan

Edirne’den ve Van’dan


Beni başkasına benzetme ben Türküm

Tavan bilip Edirne’yi büyüdüm Van’ı taban.