İçeriğe atla

Hamd U Sena

Boyut

Ne var ki mevcûd ise âlemde, güzel, doğru, iyi;

Arayan fikri, bulan râhu, seven sevgiliyi

Bize bahşetmiş olan Hazret-i Rahmân'a şükür.


O büyük Rabb'e şükürler ki, ayak bastığımız

Yeri halketti barınsın diyerek varlığımız;

Ve yer üstünde hayâlin cereyânınca uzun,


O büyük Rab ki, ışıklar yakıyor göklerde,

Lûtfunun feyzini, görsün diye insan yerde;

En büyük nîmete hamd, en küçük ihsâna şükür.


O büyük Rab ki, ufuklar boyu nîmetlerini,

Hüsn ü an, reng ü füsun, aşk ü cünûn mahşerini

Gayrı kâfi görerek sevdiği biz kullarına

Şimdiden vâdediyor başka bir âlem yarına;

Mâ-i Tesnîm'e şükür, Ravza-i Rıdvân'a şükür.


O ki, sedâsına yandıkça bütün mahlûkat,

Arş-ı Alâ'da Ezel kasrına çıkmış yedi kat,

Geriyor hüsn-i ilâhîsine atlas perde...

En güzel vuslatı tattırmak için mahşerde

Bize, gündüz gece, zehrettiği hicrâna şükür.