İçeriğe atla

Sebep Ey

Boyut

Ürperir tabiat, üfleyince rüzgârı derin gök soluğu

Ulu ses dokununca çarka

Düşer ölümün gölgesi eşyaya.


Başlar eşyada hareket kurtulmak için kendinden

Daha öteye geçmek için arınmak gibi elbiseden

Yakalar ölümsüzlüğün sonsuz ipini

Sonra ses olur

Zamanın idrak incisi ses döner, döner, döner de

Yönelir sebebe

Sebeb ey!


Sesi damarla çizer

Mutlak sözü damarda kanla çizer

Uzar bir göz ağrısının gecesi uçsuz bir nehir gibi

Bir bebeğin ilk hecesi düşer ağzından ansızın ve bulur

Sonra toprak sıkışır sıkışır taşar da renk olur tarla da

Günesin çarpılmış elçisi Van Gogh´la gelir önümüze

Portakalla yayılır karanfilde tutuşur karar kılar denizde

Renk denizde karar kılan ebedi tarla olur.

Renk başkaldırırken helezonlar çizerken ses

Som fatih su fetheder tabiatı

Döner döner döğünür eritir dağları yobaz kayaları

Daha der sığmaz kabına yönelir göğe teslim olur

Ve düşerken toprağa çağırır

Sebeb ey!


Her sabah bütün bitkiler iştahlı bir çocuktur

Emer, emer, emer toprak anayı

O sultan hazinesi o hep veren sonsuz cömert anayı

Yeşil hayat, kırmızı hareket, sarı sabır emer

Ve beyaz iman çizer sesini

Tamamlar kavisini


Sebeb ey!