İçeriğe atla

Ara Çağrı

Boyut

Sen bir taze haber gibi gelmiştin unutmadım

Her gelişin bir taze haberdi, unutmadım


Aşktı alıp verilen, altın bir vakitti yaşadığımız

Bir muştuyu algılamanın sürekli gerilimiydi sanki, unutmadım


Can oynardı evlerde, yollarda, meydanlarda

Can alınıp can verilirdi, hiç unutmadım


Sen uyurdun, uykun bir tepeden seyredilen uçsuz bir vadi

Kıyısından seyredilen bir denizdi sanki, unutmadım


Ah sevgili! hayat görünürdü kapından bir çırpınış yüreklerimizde

Sen evinden çıktığında güneşler doğardı içimizde, unutmadım


Toprağa düşen tohum, onda gizlenen renk, şekil, koku

Senin için biçimlenirdi, renklenirdi, kokardı senin için, unutmadım


Ebedi masum çocuklar zamanın solmayan çiçekleri

İstemişlerdi de ezan okumuştu Bilal bir sabah, unutmadım


O dirildi, o dirildi diye birden çalkalanan sokaklar

Ölüm ki sonsuza açılan bir kapıydı, hiç unutmadım


Ey aşk, ey dirilik soluğu, ey evrenin hareket kaynağı,

Nasıl unuturum, nasıl unuturum, hiç unutmadım! ..