İçeriğe atla

Çalıkuşu’nun Z Raporu

Boyut

Kedi ve kasımpatı kokuyor bütün sokaklar

Dilinin dönmediği duaları sayıklıyor

Zeyniler Köyünde Çalıkuşu şimdi artık zaman

Yağmur yağıyor durmadan

Ağlıyorum kaşarlanmış bir masumiyet olarak

Bir çılgının

Kedilerin ruhlarımızı okuduğuna inandırmaya çalışan herkesi

Bir elimde tabanca

Bütün dualarım delik deşik.


Başörtülü bir anne olarak bekliyorum,

Ruhumun şark hizmetinden dönüşünü

Mahalle kavgalarına karışmadan.

Kocaman bir kabakla boğuşuyorum bazen,

Doğruyor ve kızartıyorum onu

Günler Külkedisi, akşamları kömür yakıyoruz

Hikayeme bir hayat yazmak istiyorum

Pek de inandırıcı olmayan

Hayatıma bir ölüm.

Ihlamur göndermek istiyorum ruhuma, yün eldivenler

Geçmişim:

Romantik radyo dinleyen o eski arkadaşım.

Limon ağaçlarından bahsetmek istiyorum son bir kez daha

Beni masalların ortasında bırakıp giden ruhuma.


Otobüs duraklarında yağmurlar bekliyor beni,

Yağmurla beraberliğimden doğan

birinci ve yüz bininci hayaletim

Ucu ısırılmış bir simidin acısını durmadan

O kadar çok, o kadar çok hissediyorum.


Fareler yer altından fırlatılan havai fişeklerdi

Haberler getiriyorlardı, hep kötü haberler

Akşamları günahkar yazarkasalar kadar

Z raporları kadar uzun şiirlerim.

Elinde bir paket çubuk krakerle geçmişim

O eski arkadaşım

Yıkanmış midesiyle

İskambil kağıtları kusan, zarlar

Maça kızı ve pis yedili sayesinde

Kaç kere ölümle randevulaştı.

Plastik çiçeklerle ziyaretime geldi hayat

Semt pazarından alınma hırkasıyla

Her bastığında gıcırdayan tahtalarıyla

Öyle çok sevdim

Binlerce kapıcı karısından birinin ismiydi sanki kader


Delirdiğim altyazı şimdi aynalarda

Vazgeçtim sonunda hep tura gelen uğur paramdan

Yazık, hiçbir şair bir çiğ tanesi kadar bile sızamadı kağıda

Kayıp şiirlerim gül resimleridir şimdi

Yazık, bir son mektup bile bırakmadan gitti

Zeyniler Köyü’nde Çalıkuşu şimdi zaman.