İçeriğe atla

Göründü De Hemite'nin Kalesi

Boyut

Göründü de Hemite'nin kalesi

Hiç gitmiyor aşiretin belası

Yıkılıp Yarsuvat'ın viran kalası

Bu yıllık da burda kalsın elimiz


Eser garbisi de adamı yakar

İçilmez suları yosunlu kokar

Yatılmaz gecesi mucuğu çokar

Sehillemiş açılmıyor gülümüz


Gün burnuna İmeli'den inerdik

Sallanır da Saçaklı'ya konardık

Şihret için yiğit ata binerdik

Çakmaklı tüfekli bizim zorumuz


Devemiz gelirdi tütülü bazlı

Tülünün sesi de bülbül avazlı

Aşığımız vardı kucağı sazlı

Bahşişine cömert idi elimiz


Melik Ejder evliyalar yatağı

Ahir Dağı yaylamızın eteği

Bayazıtlı elimizin tuzağı

Cihan köprüsünden bağlı yolumuz


Arabistan atlarına binerdik

Al kabutu al kendire atardık

Her birimiz bir orduya yeterdik

Alışkan tüfekli bizim zorumuz


Kavrık'a varınca semah dönerdik

Genişleyip Suçatı'na konardık

Ha deyince bin gök atlı binerdik

Mertlik köprüsünden geçer yolumuz


Karadik'ten öte Narnı'nın düzü

Oturmuş beyler de ediyor sözü

Fettahlı beyleri (yük) kim'edek nazı

Enden enden kırık bizim yolumuz


Der Dadalı'm der de bu sitem yeter

Yaylaya çıkınca gukkular öter

Kız gelin kalmadı hep hasta yatar

Döğüşerek ölemedik birimiz