İçeriğe atla

Ya Bereket Deyip Islanıyoruz

Boyut

burnu eğik adımları tüy gibi kalleş

bir çoban köpeği solumasıyla ansızın bastırdı yağmur

akşamın iki parmak berisinde ıslanıyoruz

gönül ferahıyla kardeş kardeş

yabanî nar fidanları

biçilmiş tarlalarda sıçrayan çekirgeler

hozonsu köyü'ndeki telâşçı horoz

ya bereket deyip ıslanıyoruz


ahmediye rampasında

soluk soluğa pancar kamyonları

nadasa dökülmüş

çatık boynuzlu öküzler

ovanın güney batısında

boylu boyunca ezik bir sarı

kirli bir gümüş

ve dorukları dağıtan bir yağmur dumanı bütün

bağlarda kurşun gibi ıslıkla büyüyen siyah üzümler


asmaların ortasında

kadınla çocuk arası bir genç kız

yalnızca başı örtülü

ehramsız

yağmurun çalışkanlığına aldırmadan

akşam namazına çökmüş

tertemiz bir hüzün

ıslak kirpiklerinde parlayan


besbelli bu gece yıldızlar görünmeyecek

yağmur aralandı mı

dumanlı boğazı'na geyikler gelirmiş

tahta gibi dağ köylüleri fırat'ın arkasından

bazı bazı türkmenler hiç umulmadık

uzun yeleli bal rengi atlarıyla

yemeni yorganları ve yün yataklarıyla

ve çıtırtılı ateşleriyle böcek böcek


besbelli

bu gece yıldızlar görünmeyecek