İçeriğe atla

Kar Kasidesi

Boyut

Prenses Zinia’ya


Uzun rüzgârlar karanlığın dalgın sansarları

Atlayıp dağıtırlar telaşlarıyla ürperen karları

Sihirli bir lambadır bardaktaki güller gecede


Yıldızlar donmuş göllere düşen buz billurları

Düşten geyikler kudurtur kızıl buğulu kurtları

Bir ulumadır kanlı/açlıkları uzar gecede


Duman dumana kaybolur kar ışığında kısrakları

Nedir saklı bir özlem midir kızak çıngırakları

Geçen yüzyıldan kalma bulutlu bir pencerede


Köpekler mi sarmıştır kar uykusunda koruları

Yankılanır saltanatlı bir geçmişten av boruları

Yalan değildir yaşanmıştır kim bilir ne zaman nerede


Dinmez boşluklarda karın soğuk ve sürekli ısrarı

Yumuşak hantallığıyla kaplayışı uçurumları

Kül mavisi bir pus ufka bir perde çeker de


Kayıp kervanlar belirir uyandırıp korkunç hanları

Duyulur batmış şehirlerin boğuk sabah ezanları

Kılıç gibi bir mehtabın yarattığı o depremde


Getirir akla çocukluktan bilinmez hangi soruları

Kar gecesi uyandırır ölüme değin korkuları

Yalnızlık bir saman yoludur genişler düşüncede