İçeriğe atla

Fırat Rüzgâra Karşı Aktığı Zaman

Boyut

fırat rüzgâra karşı aktığı zaman

suyun yüzü telâşlı bir korkuyla ürperir

atmaca kayalıklarında poyrazın yalçın soluğu

dökülür sığırcıklar

çıplak kavaklardan

tortop olmuş

simsiyah ve ufacıklar

içimsıra sonbahar garipliğinin ağır yorgunluğu

fırat rüzgâra karşı aktığı zaman

sessizce kendi kendime ağlayasım gelir

nedense kim bilir


bir fakir gözyaşına dövülmüş bir avuç tuza damlar

bıçaklı dört bıyık tersine dönmüş soğuktan

bunlar muhakkak keleriç köylüleri

iki peynir tulumu sarmış küçük kulaklı atlarına

sağlı ve sollu

erzincan pazarına indiriyorlar


durup cıgarasını yakıyor çarıklarının üstünde biri

sırtını verip poyrazın kırbacına

muhakkak keleriç köylüleri bunlar

uzaktan

yorgun adımlarının bir tozutması var ki yolu

bir yalnızlığı var ki allahın huzurunda

bu dört köylünün

bir başlarına kalmışlığı «fani» dünyada

adamın kemiklerini sızlatan


uzak bir şahin birdenbire hışım gibi alçalıyor

bir vakit süzüldükten sonra nazlı nazlı havada

fırat rüzgâra karşı aktığı zaman

batık bir umut türküsü halinde ölüm

köpeküzümlerinde ıslık çalıyor

atmaca kayalıklarında

ve devedikenlerinde