İçeriğe atla

Rızali-vefat Eden Oğluna Yazığı Şiir

Boyut

Gönül halkasına rahm-ı mâdere

Uzattı elini taktı Rızali

Zemin simâsına basınca kadem

Baktıkça gül gibi koktu Rızali


Sürûr vadeleşti kerubân gibi

Derde siper idi mihribân gibi

Eski derdim şehr-i Bedahşân gibi

Vücût iklimini yaktı Rızali


Var idi arzusu ahvâl dehrinde

Gâh yelken açardı esrâr bahrinde

Tîğ-i müjgânını sinem şehrinde

Okladı ok gibi çaktı Rızali


Edâlı envârdan gülistân bâğdan

Terk-i vatan etti bülbülden zâğdan

Sevdiğim maşûktan nusret-i cândan

Neye haris olup bıktı Rızali


Ne hekimem fehm edeyim özünü

Ecel maksûduna dikti gözünü

Gûş yatırdım anlamadım sözünü

Bir kısa yüzüme baktı Rızali


Yâr yârimi yâra layık eyledi

Der Sümmânî devrân netti neyledi

Durma baba ağlasana söyledi

Âhır demdir elden çıktı Rızali