İçeriğe atla

Tövbeler Olsun

Boyut

Boğdu yıllarımı aşkın ırmağı

Bir daha geçmek mi, tövbeler olsun!

Görünürde zemzem, gerçekte ağı

Bir daha içmek mi, tövbeler olsun!


Tarifsiz duygular sardı içimi

Kimi yerde gezdim, havada kimi

Düştüm tepetaklak, aldım dersimi

Bir daha uçmak mı, tövbeler olsun!


Aynalara baktım onu gösterdi

Sırtımda gram yük tonu gösterdi

Boyumun ölçüsü sonu gösterdi

Bir daha ölçmek mi, tövbeler olsun!


Bazen bir kasırga, bazen bir “hiç”tim

İflas etti aklım, ben benden geçtim

Kendime ateşten elbise biçtim

Bir daha biçmek mi, tövbeler olsun!


Bazen kuyulara indirdi beni

Bazen zirvelere kondurdu beni

Göçtüm yayla diye, dondurdu beni

Bir daha göçmek mi, tövbeler olsun!


Susuz bir çöl idim, suya muhtaçtım

Hoşgörüye hasret, ilgiye açtım

“Buldum-buldum!” diye yanına kaçtım

Bir daha kaçmak mı, tövbeler olsun!


Aldırmadan kınamaya, yergiye

Tarla yaptım bir gramlık sevgiye

Saçtım tohumunu yeşersin diye

Bir daha saçmak mı, tövbeler olsun!


Terk eyledim “sevda” adlı yapıyı

Fırlattım ruhsatı, yırttım tapuyu

Kilitledim gönül denen kapıyı

Bir daha açmak mı, tövbeler olsun!

Ağustos - 1999