İçeriğe atla

Tercüme-i Hâlimiz

Boyut

Paylaştık zahmet çekmeden İslâmlık mirasını

ibadet etmeyiz Hakk’a almadan kirasını

Esiriz nefsin elinde, bilen yok çaresini


Namaz, oruç, hac ve kurban hep riyadır, hep riya

Bir acayip ümmet olduk ey Resul-ü Kibriya!


Sade gösteriş i içindir fakire sadakamız

Boş telaştan bir araya gelmez oldu yakamız

Ya yalandır ikramımız ya küfürdür şakamız


Sevgi, şefkat, selâm, sohbet hep riyadır, hep riya

Bir acayip ümmet olduk ey Resul-ü Kibriya!


Koşarız benlik peşinde her ay, her gün, her saat

Değişmeyen hedefimiz menfaattir, menfaat

Sahtekârlık mesleğimiz, hem kolaydır, hem rahat


Saygı, hürmet, izzet, ikram hep riyadır, hep riya

Bir acayip ümmet olduk ey Resul-ü Kibriya!


Öğretmeni talebeye hayır öğüt vermiyor

Öz anası yavrusuna helal bir süt vermiyor

Gidenimiz boşa gider, gelen umut vermiyor


İlim, irfan, takdir, tenkit hep riyadır, hep riya

Bir acayip ümmet olduk ey Resul-ü Kibriya!


Dilimizde duayı gör, gözümüzde yaşa bak

Kör şeytanı kovmak için attığımız taşa bak

Cami, mescit, çeşme, köprü yaptığımız işe bak


Hep riyadır, hep riyadır, hep riyadır, hep riya

Kıl şefaat, kurtar bizi ey Resul-ü Kibriya!


(Suları Islatamadım)